Eyvah Çocuğum Fazla Kilolu!

Genellikle çocuğunda kilo sorunu olan aileler tamamen iyi niyetlerle bu duruma el koymaya çalışırlar. Elbette ki tüm ebeveynler çocuklarının iyiliğini isterler ve bunun için ellerinden geleni yaparlar. Çocuğun kilo vermesi için her türlü müdahale de buna dahildir. “Senin iyiliğin icin çocuğum” diyerek sürekli yemeğiyle ilgili yorum yapan, “bak kilo versen ne güzel olursun halbuki” diyen anne babaların sayısı pek de az değildir.

Ancak bu iyi niyetli müdahalelerin çocuğa ne hissettirebileceğini de unutmamak gerekir. Aileler çocuklarının onların iyiliğini düşündüklerini bildiklerini varsayarlar. Ama onların “Şunu yemesen olmaz mı?” gibi ‘zararsız’ yorumlarının çocuk tarafından “kilo versen daha sevilebilir bir insan olursun” veya “zayıf insanlar daha güzeldir ve sen bu halinle güzel değilsin” gibi duyulabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Hele ergenlerde zaten hassasiyetin arttığı, kimliğin oluştuğu dönemlerde ailenin sözleri daha da yanlış algılanabilir. Ailenin çocuğuna vermesi gereken en temel şeylerden biri koşulsuz sevgi iken çocuğun sevilmeyi kilo verme koşuluna bağlaması ilerde pek çok sorun yaşamasına yol açabilir. Çocuğun kendine güvenebilmesi için fiziksel görüntüsünden bağımsız olarak değerli bir birey olduğunu bilmeye ihtiyacı vardır. Bunu da ona gösterebilecek kişiler ilk olarak ailesidir. Çocuğu kilolu olan ebeveynlerin çocuklarının olumlu yönlerini, başarılarını özellikle vurgulamaları gerekir. Çocuğun kilosu üzerine odaklanmadan, sağlıklı beslenmeye yönlendirilmelidir. Çocuğun kilosu sağlığını tehdit edecek kadar çoksa o zaman aile onunla konuşurken bu sağlık koşullarını vurgulaması, estetik kaygılardan uzak kalması daha olumlu sonuç verebilir. Kilo vermedeki hedef “daha ince ve daha güzel olmak” olmamalıdır. Elbette en ideali çocuğun kilosu obezite sınırına varmadan beslenme alışkanlıkları düzeltilerek duruma müdahale edilmesidir. Küçüklükten itibaren fiziksel aktivite teşvik edilmeli, ebeveynler kendi beslenmeleriyle çocuklarına örnek olmalıdır. Örneğin market alışverişine beraber gidebilir, yemek pişirirken size yardımcı olmasını isteyebilirsiniz. Ona sağlıklı atıştırmalık yiyecek seçenekleri sunabilirsiniz. Ancak unutmayın ki zararlı yiyecekleri yasaklamak bir çözüm değildir. Hedef ölçülü olmak. Çocuğunuzun fast-food tüketimini en azda tutmaya çalışın, tamamen kaldırmaya değil. Çocuğunuz sağlıklı bir yiyecek yemeyi seçtiği zaman onu sözlerinizle ödüllendirin, örneğin tabağındaki bütün sebzeyi bitirdiği zaman buna ne kadar sevindiğinizi, sebzenin ona ne kadar yararlı olacağını söyleyin. Ancak bunun tersini zararlı yiyecekler icin yapmayın; “Ne gerek vardı şimdi o cipsi yemeye” demeyin.

Eğer kendiniz de nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda veya çocuğunuz yaşında bir çocuğun nasıl beslenmesi gerektiği konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığınızı düşünüyorsanız, diyet amaçlı değil, sağlıklı beslenme konusunda bilgi almak için, hatta eğer çocuğunuz da bu konuda açıksa beraber bir beslenme uzmanına danışabilirsiniz. Ancak o isteksiz gözüküyorsa kendiniz giderek ona buna çekinilecek birşey olmadığını gösterebilirsiniz. Aldığınız bilgileri yavaş yavaş onla paylaşabilirsiniz.

Ne yaparsanız yapın ama en önemli noktayı unutmayın: Estetikten önce sağlık!

Comments are closed.